4 Ekim 2014 Cumartesi

girizgah



ait olamamışlığın, kaybolmuşluğun, tekinsiz, ıssız, derbeder, kaybeden adamlığın prim yaptığı şu köhne gezegende bir avuç düz adam olarak seni, beni, bizi anlatmaya çalışıyoruz.

aslında pek öyle de denemez. hepimiz normal insanlarız. mahallede gazoz kapağı toplayan, misket oyununda en irisini uğurlu gaflik seçen, ilkokul harçlığını yarım simit yarım halka tatlı ile değerlendiren, iktisadi bilgisini yaz tatillerinde sağda solda çıraklık yapmaya çalışarak kazanmış kimseleriz. herhangi bir iddiamız yok. bir şeylere yeni soluklar getirmeye çalışmıyoruz. kulvarımızda ikinciyi geçerek yine ikinci olmaya çalışan meczuplarız. okulda hocaların gözüne batmadık. sınavlarda yanlış yerlere çalışarak ortalama bir geçer not aldık. üniversite hayatımızda ne idealist olabildik, ne de çeşitli derneklere takılarak illegaliteyi kovalayabildik. cafcaflı rakı edebiyatımız yok. çarşaf çarşaf yaşanmışlıklarımız da.

yazım çizim işinde aynı kafa topuna çıkan, ender gelişen osasuna atakları minvalinde heveslerimizle bir şeyler karalamaya çalışan, arkadaşların buyurgan halı saha davetlerini “abi ayakkap bulun oynayayım” darbeleriyle savuşturan insanlarız sadece. ne geleceğe yönelik net bir beklentimiz var, ne de her şeyimizi kaybetmeye çalışacak cesaretimiz.

köyle kent arasına sıkışmış kalmış, memur ruhlu, limon kolonyası kokulu, ayağını yorganına göre uzatmaya çalışırken mabadı açıkta bırakmış, içindeki çocuğu kömürlüğe kapatarak işine gücüne bakan birtakım kimseleriz.

siz tek, biz hepimiz. sürç-ü insanın eşiklerinde dolanmadan yürümeye çalışıyoruz.

hepsi bu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder