hava soğuk ve insanların umutlarını,arzularını,sevinçlerini yok edercesine sisli.mekan önemsiz. gerçekten öyle mi? zaman önemsiz olabilir.uydurur zamanı insan.ama mekan. önemsiz mi mekan? atıyorum bir orospu için saatin 8 veya 10 olması bir şey ifade eder mi? yahut sabah veya akşam olması? taze bıyıklı rus bolşeviği için çar’ı devirdikleri günün bir sonbahar sabağı olması yahut kış beyazı.bir papazı soğuk,sıcak,yaz,kış bir camiye koyabilir misiniz? yahut pavyona? yahut kerhaneye? samimi olur mu? olmaz.hikayemiz de herhangi bir zamanın herhangi olmayan bir mekanında geçiyor. salim bey olsun karakterimiz, 76 yaşında, emekli kütüphane memuru olabilir mesela. 1.65, kilolu herkes gibi...
-hopp birader!
-efendim?
-galiba beni anlatıyorsun. yahu aptal mısın neden beni anlatıyorsun? önemli birilerini ne bileyim bir yazarı bir artisti anlatsana.
-uyduruyorum efendim. size denk geldi piyangonun para vermeyen cinsinden, anlayın yani.
-olmaz öyle şey. hayatım anlatılacak kadar önemli, uydurulmuş anlatılacak kadar önemsiz değil.
-ne yapalım öyleyse? başka bir şey uydurayım...
-yok be adam yine hangi garibe denk gelecek. umutlanacak, tek tük mutlu anılarını kovalayacak, çoğunlukla üzülecek. ver bana hikayemi ben anlatayım.
-olur mu öyle şey?
-olur olur.
şaşkınım biraz. normal mi bu başıma gelen? nasıl anlatırım kendimi? yahut niye anlatayım kendimi? herkes gibi insanım. 30 sene çalıştım. çalıştım dediysem oturdum. 30 sene oturmak nedir bilir misiniz? 30 sene...kriz olduğunda oturuyordum, soyvetler dağılırken de oturuyordum, kenan paşa konuşurken de oturuyordum (arkamda resmi asılıydı bu sefer) çevrem değişti, masam değişti ben hep oturuyordum. gülünç ama hayatımın geri kalanı adına tasarladığım tek şey yine oturmak.
hiç evlenmedim. aşk dediğiniz şeyle de karşılaşmadım. aşk nedir? mesela iddia oynamak ve at yarışlarına gitmek gibi alışkanlıklarım var. aşkı bunlardan birinin yerine koyabilir miyim?
çok yaşlandım. ayaklarım malülen emeklilik istiyor. ciğerlerim anarşist. tapmıyor beynime böbreğim. göz kapağım söndürecek salonun ışıklarını. harç bitti yapı paydos diyecek bedenim bir gün. bekleyiş içindeyim.
belki ilginç bir şey olur diye yaşıyorum. hiçbir şey için zorunlu hissetmedim kendimi. millet sev dediler. insan sevdim ben. yaşamayı da sevdim. alışamadım ama. yaşamak opsiyonel gururum okşanıyor.
boşuna mı yaşadım acaba? boşuna mı yaşıyorum acaba? ne kadar daha yaşarım boşuna?. mutlu anılarımı kestiremiyorum. yoo yoo var eminim. oldu yani. ama kestiremiyorum. yaşlanmak için fazla yaşlıyım.
mutlu değilsen mutsuz musundur? mutsuz değilim.
insanlar sürekli konuşuyorlar. her yerde her şeyden. neden bu kadar konuşuyorlar? aşık oluyorlar, sevişiyorlar, yiyip içiyorlar, geziyorlar. ama sürekli konuşuyorlar. konuşacak bunca şeyi nerden buluyorlar? yine saçmaladım. yoruldum artık bitsin bu hikaye. tiyatrocu selamı vereyim size. siz de elleriniz şişinceye kadar alkışlamış olun. ben salim. 76 yaşında emekli kütüphane memuruyum. hoşçakalın.
PETRO
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder