- Bazı firmalar ve onların reklam kampanyaları var. Dahili ve harici bedhahlarımmışcasına nefret ediyorum bunlardan. Geçen yazıda yağmurdan konuştuk mesela burada. Adam kendisine "iklimlendirme uzmanı" diyor. Klima üretmiş, iklimlendirme uzmanı olmuş. Böyle bir şirke Yusuf Yakub ne tepki verirdi gerçekten merak ediyorum. İnsanın içi sızlıyor. Haydi ben muhafazakar bir adam değilim. Bir kere protestan kilisesine, üç kere katolik kilisesine, iki ya da üç kere de camiiye gittim. Ama böyle şirk olmaz. Adam resmen Mikail'i, -tövbe haşa Allah'ı yok sayıyor. Benim uzman bildiğim tek kişi Allah'tır ve o da zaten bir kişi değildir. Lütfen saçmalamayın.
- Geçenlerde bir arkadaşımın çalıştığı dev bir reklam ajansına bir reklam işi gelmiş. Arkadaş ne yapsak ne etsek diye bana sordu. Adamın unvanı çok havalı zaten. Copywriter... Her neyse, hayatımda bir kişiye daha önce bu kadar mantıklı bir fikir verdiğimi hatırlamıyorum. Arkadaş tahmin ediyorum ajans içerisinde orgazm çığlıkları atan bir yeni geline dönüştü. Derhal ertesi günkü toplantıda fikri sunum haline getirip anlatmış. Ajans bu müşteriden kurtulduğu için çok mutlu olmuş ve hatta arkadaşı tebrik etmişler. Sonra fikir müşteriye götürülmüş. Reklam ajansları müşteri fikre revize versin diye fikirlerini sunar. Müşteri tonlarca kez revize verir ve bu işten kazançlı çıkanlar sadece patronlardır. İşleyiş bu şekilde. Müşteri yakın dönemde yaşanan siyasi konuları saçmasapan bir şekilde refere ederek fikri kat'i suretle reddetmiş. Arkadaşın hali hala içler acısı, yılbaşına yetişmesi gereken reklamla ilgili incir kabuğunu dolduracak kadar bile bir fikir yok elinde.
- Reklamcılığı sever, sayarım ve aynı zamanda da nefret ederim bu yüzden. Aslında reklam denilen mefhuma ilgim ben daha şu kadarcıkken teyzemin patronu olduğu reklam ajansına dayanır. O dönemlerde Cihangir'de oturmak o kadar da marjinal bir şey değildi ve teyzemin ajansı da oradaydı. Acayip acayip video kasetler hatırlıyorum. Bir tanesini defalarca izlemiştim mesela. Otobüslerin üzerine yapılan reklamların ne gibi aşamalarla gerçekleştiğini anlatan muazzam bir çalışma. İki sahne arasındaki zaman geçişini anlamamız için çeşitli geçiş efektleriyle bezenmiş bir belgesel. Postfordist çağın benzersiz ve bol bol bıyıklı adam dolu görsel şöleni. O zamanlar postfordist nedir bilmiyordum ancak duysaydım çok seveceğim bir kelime olacağından eminim. O reklam ajansı bana korkunç havalı geliyordu. Büyüyünce teyzem gibi olacaktım.
- Teyzem ajansı devretti.
- Büyüyünce teyzem gibi olmam zaten pek de mümkün değildi. Ben de reklamları firmaları vesaire uzaktan uzaktan takip ederek yaşadım. Uzaktan takip etmemin nedeni her şeyi uzaktan takip etmemdir. Uzaktan takip ederken gözlerim pek iyi seçemediği için de olayların büyük bir kısmını kaçırırım zaten. İzolatif durumlar, belki başka bir yazıda daha çok üzerine konuşuruz bunun.
- Benim bu izolatif tavrım tabii ki konunun başındaki örneği getirdi aklıma. Hiçbir izolasyon markası tutup da "iklimlendirme uzmanı" olma iddiası taşımıyor ama iklime onlarca zararı olan klimaları üreten firmalar "bu sene kim bu sloganı kullansa acaba" diye birbirleriyle it dalaşı yapıyor. Hepsi delirmiş.
- Geçen BİM'e gittim, orada da böyle bir şeyle karşılaştım. Kapıya BİMCELL SADECE BURADA yazan bir sticker yapıştırmışlar. Sanki insan bununla övünebilirmiş gibi. Bir ürün piyasaya çıkarıyorsun ve sadece toptan fiyatına perakende satış yapan bir markette bu ürünü satıp bir de üstüne bununla gurur duyuyorsun. Ruh hastalığı tam da burada başlıyor. Türkiye'nin en büyük kaçıncı operatörü olduğun umurunda bile değil sanki ve sen yeganelikle övünüyorsun. Bu yeganelik de övünülecek bir yeganelik değil. İnsanlar ucuz makarna, garnitür ve sim kart almak için BİM'e giriyorlar.
- Reklam zaten birebir bununla ilişkili. Misal bizim blogun yazarı Merdüm blogun reklamını yapmam için bana yüklü bir meblağ veriyor. Ayrıca Holosko'yu kiraladı bana. Holosko'yu renklerime bağladıktan hemen sonra PAF takıma gönderdim. Beşiktaş hayatnda bu kadar kötü bir transfer yapmamıştır. Konuyu bağlamam gerek. Her neyse, ben bu blogun reklam işlerini yürütürken BİM gibi davranırsam o zaman reklamcılıktan anlıyor olurum herhalde. Blogun hemen üstüne "Forrest Şekerpare sadece burada yazıyor" şeklinde bir sticker yapıştırma fikrine sıcak bakıyorum. Ama emin olun BİMCell'den daha fazla iş yapar.
- Teyzem ajansı devretti.
27 Aralık 2014 Cumartesi
Maddeler Halinde Yazınız #03: Merdüm'e Reklam Kokulu Bir Kızıl Gonca
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder