Nedim’in tüm aile fertleriyle bir bir vedalaşmasının
4.günüydü neredeyse bitmek üzereydi en engebeli
veda ..validesi Bediha
hanımla olacaktı. Kış biraz daha sert
geçmiş,Nedim ilk yas yılını hızla devirmişti. Yolların, uzunca seyahatlerin ,dur
durak bilmez terminallerin ne vaad edip de onu iyi edeceğini bilmez ama sıkışan
hayatın bir hareketle tekrar soluklanacağı besbelliydi.-esasen bu giz’li bir
tur olacaktı” nedim kolay düşünüp yalın koyulmuştu işe .
Neresi olurdu en hareketli neresi ,neresi ? …nerede bitmezdi yollar ?
Nerede durmadan başlardı
yollar ? … nerede kimseyle
vedalaşmak zorunda değildi ki
Nerede topuklarını birbirine sürterek titrek bacaklarla
oturmasını insanlar problem etse de tek kelime etmezdi ki.
Hepsinin mümkün olduğu tek yer vardı otogarlar ,onun
şehirleri, hepsi bizim nedimin şehirleri kimsesiz nedim’in
şehirleri
Sabah 9:00’da uyandı bu eve söylenmiş bir yalandı, Nedim 2
gündür uymuyordu 9 aylık bir sürecin
yinelenen halleriydi . Annesine uyuyordu ,sorumluluklarına uyuyordu güzel bir
uykuyu çekmiş olmanın yalan nazlı edasıyla odasının kapısına yürüdü, gözlerine
umut etmenin ilk şartı mahmurluk tebessümlerini taktı, camlarını inançla
ovaladı bunu yaparken yine mi oynuyorum edasını hiç takınmadan. Bu kocamandı,
Nedim’in sihir sahibi bedenin güvendiği yegane zırhıydı.
Anlayamamanın
karşısında Nedim usta bir oyuncu olalı uzun yıllar olmuştu .Odanın kapısını
sigara birikintisi öksürüğü ile açtı. Validesi ,nefesi … mutfaktan koca anne kuşların minik yavrularını dürttüğü
gibi sesiyle nedim’i yokladı. “gece yine çok sigara içmişsin oğlum ..nedim
senle ne yapacağım hiç bilmiyorum kendine neden acımıyorsun ne güzel rengin var
solacaksın ahh oğlum ah “..
Bizim kayıp” anne
haklısın bu hafta sonu bırakıyorum ,anne ben de istiyorum –kırmama hatasını
perdeleyen o kıkırdak tebessümüyle- günlerdir çıkarmadığı sigara, deodorant,
ter kokusu harmanı t-shirtünün üstüne kalınca oduncu gömleğini çekti savruk savruk. Tedbir delisi bizim
kayıp oğlan ön ceplerine sevdiği sigaralarını koydu bu içini gıdıklıyordu hep şunu tekrarladı durmadan
-hiç yoksa armağan bir kedere 2 tane şarjörüm var 40
mermi sıkarım, hepsi değil beni ben
onları vururum- kabiliyetsizlik akan plastik şair günlerinin tesiriyle deli
laflar ederdi .mükemmel mısralar çıkacak derdi
sonrasında her insan mükemmel yazamazsa da bazı insanlar mükemmel
ölebilirdi nedim’in düsturu güzel ölmenin taşlarını ustaca dizmenin parıltılı
yoluydu. Kusursuz bir katil olmaya karar vereli 9 ay olmuştu …270 küsur yahut
ondan bir kaç eksik gün. klitoris sinir uçlarını hassasiyeti ,incelikliği gibi …
Durur mu hiç meçhule de gitse Validesinin uğurlama duasını
hep duymalıydı
“anne bir şey lazım mı
-yok oğlum Allah’a emanet ol.”
Uykusuzluktan başı döndü her şey karardı bilinci keçi sütü
gibi berraktı . Şuraya , buraya tutunacağım derdine düşmeden aşağı bırakıp
bedenini neler olacağını görmenin
sevinciyle merdivenlerden bıraktı
apartmanın spiral merdiveninden 36 basamak kafası betonda seke seke her defa,
her sonraki basamakta kaburgaları kırıla kırıla …9 ay koca 270
küsur ya da eksiği gün Nedim muzaffer olmuştu , kimse neden diyemezdi Nedim
26 yaşında olamadı, Hiç kimse bu cinayeti çözemedi . Ölmenin Büyülü
Sanatçısı Nedim ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder