8 Mayıs 2015 Cuma

Editörden

                                                                            Bu sayı Halil Serkan Öz ve Nuh Köklü'ye adanmıştır

İnsan deneyerek terbiye olur. Biri szi terbiyesizlikle suçluyorsa bunun nedeni yeterince denememenizdir. Herhangi bir şeyi anlamayı, öğrenmeyi, dinlemeyi denememişsinizdir. Yazmak ise anlatmayı denemektir. 

Terbiyesizliğin en önemli nedeni olarak uzmanlarca işaret edilen denememek hastalığı, kişide genellikle öğrenilmiş çaresizlik sebebiyle vücut bulmaktadır. Terbiyesizlik düşündüğümüz gibi soyut bir kavram değildir, onun bir vücudu vardır. İnsanlarla iletişim kurarken yüzlerine dikkatli bakın. Herhangi bir yerde "aman ne terbiyesiz be bu," diyerek yüz ekşittiğiniz biriyle karşılaşırsanız, bilin ki terbiyesizlik bu beyefendi veya hanımefendinin vücudunu kendine mesken tutmuş, onunla somutlaşmıştır. Bu vücuda gelme eylemi, terbiyesizliği tek başına iktidara taşıyacak kadar çoğunluk haline getirmez. Getiremez. O vücutları tek tek toplasanız ancak bir tane terbiyesizlik eder. Zira herkes farklı bir şeyi denememeyi seçmiş, herkesin farklı bir yönü terbiyesiz kalmıştır. Terbiye, ağır ağır ve kısık ateşte insanın dönmesiyle elde edilir. Denemek ise ağır ağır ve kısık ateşte dönmektir. Tuzunuz fazla gelmesin, dikkat edin.

Fakat, terbiyesizliğin ve denememenin de bir sınırı vardır. Eğer o sınırı geçerseniz siz artık terbiyesiz bile değilsinizdir. Bir kişinin canını onu en sevdiği varlıkların önünde aşağılayarak sözlerinizle, yahut sırf eğlenmeye çalışıyor diye ellerinizle alıyorsanız siz terbiyesiz bile değilsinizdir. İşte biz bu yüzden, hem terbiyesiz olarak anılmamak, hem de insanlığımızı yitirmemek için yazıyoruz. Bunun için deniyoruz. 

Biz efendim, sizinle aynı toprakları ve aynı dili paylaşan bu bir avuç adam ise Non Serviam'da denemeyi ve edebiyatla terbiye olmayı seçtik. Normlar çerçevesinde bir terbiyesizlik hasebiyle terbiye olmaya çalışmıyoruz. Biz sadece denemekten yanayız. Öykülerimizde yarattığımız karakterlere/tiplere bakarsanız onlar da deneyen canlılardır. Zira bu blog -yahut dergi, adına ne derseniz deyin- hepimizin hem kendisini, hem de yazdıklarını deneme ortamı. Kasım voliyi vurmayı, Nedim hiç yoktan vedalaşmayı ve Aikhar'da Seyyit Galiyev bir yazı içerisinde en fazla kaç tane yıldız kullanılabileceğini deniyor. 

Düzensiz aralıklarla çıkmayı sürdüreceğini sandığımız Non Serviam'ın yeni sayısını size takdim etmekten onur duyarım.

Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Non Serviam denemeye devam ediyor hala.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder